Bugün Çağdaş Yaşamı yok etmek isteyenler dünkü Köy Enstitülerinin düşmanlarıdır.

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Orhangazi Şubesi, Köy Enstitüleri’nin kuruluşunun 78. yıldönümünü kutladı.

Atatürkçü Düşünce Derneği Orhangazi şubesi Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Saidoğlu yaptığı basın açıklamasında: “Köy Enstitüleri genç Cumhuriyetimizin aydınlanma dönemlerden birisidir. Köy Enstitüleri’nin; çağdaş, üretken ve demokratik eğitim yöntemini eğitim sisteminin her aşamasında uygulayan bir yapıda olduğunu vurgulayarak bugün yaşanılan eğitim sorunlarının çözümü için bu tür bir yapıya ihtiyaç olduğunu söyledi. Günümüzde Köy Enstitüsü ruhunun yeniden canlandırılması Köy Enstitüsü ruhunu yaşatarak ülkemizin geleceğine umut ve ışık olabilmektir Biz ADD olarak, bugün o heyecanı taşıyoruz. Tüm yurtta Cumhuriyetin, aydınlanmanın ateşini yakmaya devam ediyoruz.”dedi.

17 Nisan 1940 yılında kurulan Köy Enstitüleri’nin, Cumhuriyetin kurulmasıyla gerçekleştirilen eğitim devrimine önemli katkılar sağladığını söyleyen Saidoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “1940 yılında yaşama geçirilen Köy Enstitüleri Cumhuriyet aydınlanmasını topluma götüren projedir. Köy Enstitüleri insan gizilgücünü harekete geçirmenin yöntemini vermiştir. Halkçı devlet ilkesine uygundur. Ulusal Bağımsızlık Savaşı’nın temelini oluşturan tam bağımsızlık ilkesinin bölünmez bir parçası olan eğitimde ve kültürde bağımsızlığın gerçek örneklerinden biridir.”

1980’li yıllarda günümüzde yaşadıklarımızın anahtarını ta o zamandan çevirip, yaşadıklarımızın, hatta yaşayacaklarımızın kapısını açan Uğur Mumcu durumu şöyle özetliyordu, “Köy Enstitüleri üretim içinde eğitim, eğitim içinde üretim ilkesini benimsemişti ve köy çocuklarını Atatürk devrimlerinin ve Kemalizmin toplumsal yapısını kurmakla görevlendirmişlerdi. Ancak şimdi ne oluyor? Aynı köy çocukları kapanan Köy Enstitüleri yerine imam hatip okullarına gidiyorlar. Gidiyorlar da ne oluyor? 1983 rakamlarına göre Diyanet İşleri Başkanlığı’nda 46 bin personel var. Bu 46 bin personelin 23 bini ilkokul mezunu. O zaman bu ilahiyat fakülteleri, İslam enstitüleri ne işe yarıyor? Bu imam hatip okulları ne işe yarıyor? Ne işe mi yarıyor? Bunlar imam, hatip olmuyorlar, hukuk fakültelerine gidip yargıç ve savcı oluyorlar. Siyasal bilimler fakültelerine gidip kaymakam oluyorlar. Yapılan bir araştırma, kaymakam yetiştiren bölümlerin öğrencilerinin yüzde 41’inin ilahiyat kökenli olduğunu ortaya koyuyor. Hukuk fakültesinde okuyup da daha önce imam hatip mezunu olanlara burs veriyorlar. Burs verilen öğrenciler de, sınavsız yargıç ve savcı oluyorlar. 2000 yılına doğru baktığımızda, vali ilahiyat fakültesi mezunu, Emniyet müdürü İslam enstitüsü mezunu, kaymakam imam hatip mezunu olacak.”Yurttaşın oyuyla bu iktidarı değiştirmek ve devleti tepeden tırnağa ilerici düşüncelerle donatmak, ancak o koşulla Köy Enstitüleri de kurulabilir. Bugün çeşitli siyasal rejimler depremler yaşıyor. Bu depremler düşünceleri, inançları yeniden değiştiriyor. Ama biz şu 21. yüzyıla girerken görüyoruz ki, Türkiye’de bugüne kadar sonuç almış en güçlü örgüt Kuvayı Milliye örgütüdür, Mustafa Kemal ve arkadaşlarıdır.

Cumhuriyetin 95.yılında ortalama 4 yıl eğitim görmüş bir halka sahip olmamız gibi bir utancın açıklaması budur. Eğer iktidarlar Atatürk’ün devrimlerine ve aydınlanma mirasına sadık kalsalar ya da Köy Enstitülerini yok etmeyi başaramasalardı bugün bu iç karartıcı, yürek yakıcı durumda olmayacak, ilkel bir toplum manzarası göstermeyecek, böylesine bölük pörçük ve adeta düşman kamplara bölünmüş olmayacaktık.Türk halkı akla, bilime, hümanizme dayanan, felsefeyi dışlamayan bir eğitim görmüş olsaydı. El sıkmayan üniversite mezunları, kaymakam ve valiler hatta üniversite hocaları olmayacaktı ülkemizde. İşsiz, yoksul, kömüre, pirince, bulgura muhtaç edilen ve karşılığında oy istenen insanlarımız varsa bundan ötürü büyük vicdan azabı ve suçluluk duyacaktık.

“Bu sıkıntılı günler sona erecektir. Düşünün Kurtuluş Savaşı’nı, yedi düvele karşı Atatürk sizlere, bizlere hepimize güvenerek yola çıktı. Mustafa Kemal Atatürk Kurtuluş Savaşı’ndan sonra hedef olarak çağdaşlaşmayı gösterdi. Çağdaşlaşmanın öncelikli kurumu olarak da eğitimi gördü. Köy Enstitüleri işte böyle bir aydınlanma devriminin kuruluşudur” Türk aydınlanmasının en önemli eserlerinden biri olan ve yetiştirdiği değerli kişilerle eğitim alanında, kültür alanında, sanat alanında, toplumsal ve siyasal alanda çığır açan Köy Enstitülerinin 78.kuruluş yıldönümünü kutluyoruz. Bu güzel anlayışı yaşatmaya çalışan sevgili öğretmenlerimize başarılar dileğiyle saygılar sunuyor, yakın zamanda kaybettiğimiz Cumhuriyet Öğretmeni Sayın Kemal YÜCEL ve ışıklar içinde son yolculuğa uğurladığımız tüm değerli eğitimcilerimizi saygıyla anıyoruz.

İsmail SAİDOĞLU

ADD Orhangazi Şubesi

Yönetim Kurulu Başkanı

Herhangi bir yorum yazılmamış : “Bugün Çağdaş Yaşamı yok etmek isteyenler dünkü Köy Enstitülerinin düşmanlarıdır.”

Bu Konuda Bir Yorum Yazabilirsiniz

Your email address will not be published. Required fields are marked *


*