Cumhuriyet Kazanımları ;”Karanlıktan Aydınlık bir geleceğe yolumuzu Aydınlatan bir meşaledir.”

Bugün, büyük bir gururla, Türkiye Cumhuriyeti’nin 96.kuruluş yıldönümünü kutluyoruz. Ulusal Tarihin en onurlu Kurtuluş mücadelelerinden birini vermiş, ”Ya istiklal, Ya ölüm” diyebilecek kadar inançlı ve boyun eğmez bir halkın; tarihin en güçlü, en cesur liderlerinden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, karanlıktan aydınlık bir geleceğe yürüme azminin en büyük eserini hep birlikte kutluyoruz aynı zamanda.

Türk Milleti için Cumhuriyetimiz her bir bireyin, ortak bir geçmişle onurlanıp, yine ortak bir geleceğe umutla bakabildiği, laik, bilimsel temellere dayalı, eşit ve özgür bir hukuk devletinde, insanca yaşanabilmesinin adıdır.

Demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin dayandığı temel ilke, egemenliğin millete ait olmasıdır. Bu temel ilke, Yüce Önder’in, ‘Hakimiyet kayıtsız şartsız millete aittir’ veciz sözlerinde ifadesini bulmuştur.Kuruluşunun 96’ncı yıldönümünü kutladığımız Cumhuriyete ulaşmamız kolay olmadı.

Cumhuriyete; kan ve ateş çemberi içinde şehitler vererek, büyük acı, yokluk ve sıkıntılar çekerek ulaştık.Yüce Milletimizin tarihten silinmek istendiği bir or­tamda kazandığımız Kurtuluş Savaşı sonucunda ulaştık. Milletimizin katlandığı büyük fedakarlıklar sayesinde bağımsızlık ve hürriyetimizi elde ettik.

Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışıyla ivme kazanan Ulusal Egemenlik düşüncesi giderek güçlenmiş ve nihayet, 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla uygulamaya geçmiştir. 29 Ekim 1923’te Cumhuriyetin ilanıyla da, milli hakimiyet, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin değişmez ilkelerinden birisi haline gelmiştir. Milli hakimiyet, Türk insanının, kul olmaktan kurtulup, vatandaşlığa yükselme ve milletin kendi kaderine kendisinin el koymasının adıdır.

Cumhuriyet bir aydınlanma hareketidir,

Bugün Yaşananlar gösteriyor ki süreç Atatürk´ün büyüklüğünü teyid etmiştir. 96 yıl önce Cumhuriyeti kuran Atatürk laik, demokratik bir yapıyı kurmuş ve aydınlanma hareketinin -ki, Cumhuriyet bir aydınlanma hareketidir, toplumu ortaçağdan Yeniçağa getirmiştir, bu hareket bütün mazlum ülkelere bir ışık olmuştur kuruluş ve kurtuluş dönemlerinde. Ve bugün de Ortadoğu bataklığında kan gölüne çevrilmiş olan Ortadoğu´da çözümün yine tek anahtarıdır. Ve Türkiye´de etnik ve dini aykırılıklar, ayrılıklar, bölünme tehlikesi, dış politikadaki olumsuzluklar, Ortadoğu´daki bataklığın içine çekilmek istenen Türkiye´nin çözümü de yine yurtta barış, dünyada barış genel ilkesiyle Cumhuriyet´in kuruluş ilkesidir.

Bütün bu süreçte ADD, Atatürkçü düşüncenin kıymeti ve Atatürk´ün büyüklüğünün tüm dünyada yeniden tanınması ve idrak edilmesiyle ile Atatürkçü düşüncenin kıymetinin yeniden bilinmesiyle bunun öncü kuruluşu olarak, demokratik kitle örgütü olarak da toplumda yerini almıştır.

Atatürk zamanında temeli atılan ve belli bir noktaya getirilen ulusal egemenlik fikrinin, bugüne kadar daha da güçlendirilmesi gerekirdi; ancak, bu konuda, bugün, ideal noktaya ulaştığımız söylenemez. Biz, ideal anlamda, ulusal egemenlik fikrine, Batı standartlannda demokrasi, hukukun üstünlüğü ve evrensel insan haklarını hayata koymakla ulaşılabileceğine yürekten inanıyoruz. Ancak, bu durumda “Bağımsız­lık ve Özgürlük benim karakterimdir” diyen Ulu Önder Atatürk’ün hedef olarak gösterdiği çağdaş uygarlık seviyesin ulaşabileceğimizi de asla unutmamalıyız.

Orhangazi halkının bugüne kadar göstermekte olduğu , yardım severlik emirlerine süratle uyması, Milli Mücadele’ye sarsılmaz güvenini göstermektedir. Orhangazililer, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğindeki mücadelede yerini almış, Orhangazi şehri sosyal, ekonomik ve siyasal yapısıyla daima bir güven kaynağı olmuştur. Cumhuriyet Türkiye’sinde de daima güven kaynağı olmaya devam edecektir.

Siz Orhangazililer, bu sonbahar gününü çok güzel bir Orhangazi’de yaşarken, 96 yıl evvelki kahramanlıklarınızın sonucu bunu yaşayabiliyorsunuz ve 96 yıl sonra yaşayacak olan çocuklanınız da, yine, sizin çalışkanlığınızla, daha güzel günlerde yaşayacaklardır.

Değerli Orhangazililer, Cumhuriyet’imizin 96.yılında bir kez daha haykırıyoruz;

Atatürk’ün “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözü, sadece Meclis binasını aydınlatan bir ışık değil, asker, sivil her kesimden Türk milletini yönetmeye talip olanların da vicdanlarını aydınlatan bir meşale olacaktır. Millet olarak bu meşalenin aydınlattığı yoldan ilerleyip, Mustafa Kemal’in ortaya koyduğu hedefleri ve buna olan inancımızı devam ettirmek durumundayız. Atatürk, bu aydınlık yoldan sapmanın nasıl vahim sonuçlar doğurabileceğini; “Milletin irade ve emeline uymayanların talihi acıdır, eninde sonunda yok olmaktır” demek suretiyle çok açık bir şekilde ifade etmiştir.

Cumhuriyetin kazanımı olan her şeyin bizim için bir nimet olduğunu bildiğimiz kadar, bu kazanımların ulu önderden bizlere emanet kaldığını, onları korumakla ve yüceltmekle mükellef olduğumuzu da iyi biliyoruz. O yüzden ırk, renk, cinsiyet, etnik köken fark etmeksizin; bizi aynı bayrak, aynı toprak, aynı amaçta bütünleştirip bir millet olma duygusunu damarlarımıza işlediği için Atamıza ve Cumhuriyete minnet borcumuz sonsuzdur.

Milli mücadele hareketi ve sonrasında oluşan ulusal birlik ve ulusal egemenlik şuuruyla yeni bir Türk Devleti kurmayı başaran Türk milleti, yine bu şuur ve güçle var olma gücünü ve azınini sonsuza kadar devam ettirecektir.

Atatürk’ün yaktığı Milli Egemenlik meşalesi Türkiye’de daima yanacak, bugünün ve yarının kuşaklarına yol gösterecek, demokrasi yolunda ilerleyen milletlere örnek olacaktır.

Cumhuriyet’in Kazanımları sayesinde temel ve herkesçe bilinen hakları bile kısa tanımlarıyla düşündüğümüzde 21. Yüzyılda dahi hakkını ne kadar vererek yaşadığımız muammadır. Her şeye rağmen bu hakların varlığından konuşabiliyorsak, 96 yıllık Cumhuriyetimizin bize kazandırdığı yurttaşlık bilinci sayesinde olsa gerek. Daha özgür, daha insan odaklı, daha bağımsız bir ülkede, bize emanet edilen Cumhuriyeti ve haklarımızı bilimin ışığında geleceğe taşımak dileğiyle…

Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, silah arkadaşlarını, bu topraklar için canını vermiş bütün şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, Türkiye Cumhuriyeti’nin sonsuza kadar ilkelerinden ve devrimlerinden ödün vermeden, çağdaş dünyada hak ettiği yerde var olmaya devam etmesi için mücadele edeceğimizi bir kez daha tekrar ediyoruz.

Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun…

Yaşasın Atatürk…

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti…

Ne Mutlu Türk’üm Diyene…

İsmail SAİDOĞLU

Atatürkçü Düşünce Derneği

Orhangazi Şubesi

Yönetim Kurulu Başkanı

İsmail Saidoğlu

Atatürkçü Düşünce Derneği Orhangazi Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir