Menzil tarikatı Serhendi kolunun Orhangazi’ye kuracağı külliyeye Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Orhangazi şubesinden tepki geldi. Atatürk’ün ‘“Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.” Sözüne dikkat çeken ADD şube başkanı Saidoğlu, ‘Cumhuriyet sahipsiz değildir! Orhangazi sahipsiz değildir! Türkiye’nin geleceği hiçbir tarikatın etki alanına bırakılamaz!’ dedi.
Menzil tarikatının Türkiye’nın batı kesiminde kalan şehirleri için merkez niteliği taşıyacak olan Orhangazi’de yapılacak külliyesine ADD’den tepki geldi.
Bursa’nın Orhangazi ilçesine bağlı Yeniköy Mahallesi’nde, 60 dönümü otopark alanı olmak üzere yaklaşık 100 dönümlük bir alanda ön hazırlıkları yapılan külliye için yarın düzenlenmesi planlanan temel atma töreni öncesinde yazılı açıklama yapan ADD Orhangazi şube başkanı İsmail Saidoğlu, ‘ilçemizin, çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği açısından ciddi soru işaretleri ve kaygılar doğurmaktadır.’ Dedi.
Saidoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi;
Atatürkçü Düşünce Derneği Orhangazi Şubesi olarak bu süreci yakından takip ediyor, kamuoyunu ilgilendiren yönlerinin açıklığa kavuşturulmasını ve yetkili kurumların sorumluluklarını yerine getirmesini istiyoruz.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tarihî uyarısı bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır:
“Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.”
Atatürk’ün bu uyarısı ortadayken, laik Cumhuriyetin korunması ve kamu yönetiminin hiçbir dinî yapılanmanın etkisi altında kalmaması temel bir sorumluluktur.
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Hiçbir kişi, kurum, cemaat veya tarikat hukukun üstünde değildir!
MENZİL’İN MARMARA MERKEZİ ORHANGAZİ’DE Mİ KURULUYOR?
Basına ve kamuoyuna yansıyan bilgiler, Yeniköy’deki tesisin Menzil yapılanmasının Marmara Bölgesi merkezi olarak tasarlandığı yönünde ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Bu iddianın ve tesisin bölgesel ölçekteki işlevinin yetkili kurumlarca açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Kamuoyu adına soruyoruz:
1. Yeniköy’deki bu büyük tesisin amacı ve faaliyet kapsamı nedir? Tesisin Menzil yapılanmasının Marmara Bölgesi merkezi olacağı yönündeki iddialar doğru mudur?
2. Söz konusu araziye ilişkin imar planı değişiklikleri, ruhsatlar ve izinler hangi idari kararlar ve hangi hukuki gerekçeler doğrultusunda onaylanmıştır?
3. Bölgede yürütülen çalışmaların imar mevzuatına, çevre düzenlemelerine ve ilgili diğer yasal hükümlere uygunluğu hangi kurumlar tarafından denetlenmektedir?
Temel kaygımız, dinî veya cemaat ve tarikatların başka herhangi bir yapılanmanın ekonomik ve örgütsel gücünü artırarak kamusal yaşam üzerinde denetimsiz bir etki oluşturmasıdır. Geçmişte ülkemizin yaşadığı acı tecrübeler, kamu kurumlarının tarafsızlığının, liyakatin ve hukukun üstünlüğünün ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
ORHANGAZİ, TARİKATLARIN BÖLGESEL GÜÇ VE ETKİ MÜCADELESİNİN MERKEZİ HÂLİNE GETİRİLMEMELİDİR!
Anayasal düzen, laik Cumhuriyet ve hukuk devleti tartışma konusu değildir!
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın temel hükümleri açıktır:
Madde 2: Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.
Madde 10: Herkes kanun önünde eşittir.
Madde 24: Din ve dinî duygular, siyasi veya kişisel çıkar sağlamak amacıyla istismar edilemez ve kötüye kullanılamaz.
İnanç özgürlüğü anayasal güvence altındadır. Ancak inanç özgürlüğü, hiçbir kişi veya yapılanmaya hukukun dışına çıkma ya da kamu gücünü kendi çıkarları doğrultusunda kullanma hakkı vermez.
Laiklik, Cumhuriyetimizin temel niteliklerinden biri ve farklı inançlara sahip yurttaşların eşitliğinin güvencesidir.
Eğitim alanında yaşanan sorunlar da bu tablonun dışında düşünülemez. Devlet okulları kaynak yetersizliğiyle mücadele ederken, çocuklarımızın beslenme ve eğitim ihtiyaçları karşılanmayı beklerken, öğrenciler barınma sorunları yaşarken; büyük ölçekli dinî yapılanmaların toplumsal yaşam ve eğitim üzerindeki etkileri kamu yararı açısından dikkatle değerlendirilmelidir. Çocuklarımızın geleceği, kamusal eğitimin güçlendirilmesi ve fırsat eşitliğinin sağlanmasıyla güvence altına alınabilir. Eğitim, cemaatlerin ve tarikatların etki alanına bırakılamayacak kadar önemli bir Cumhuriyet meselesidir.
ÜLKEMİZİN VE İLÇEMİZİN YÖNETİMİ, HERHANGİ BİR CEMAATİN VEYA TARİKATIN YÖNLENDİRMESİNE DEĞİL; ANAYASA’YA, HUKUKA, BİLİME VE LİYAKATE DAYANMALIDIR!
Orhangazi’nin vicdanlı halkına ve büyük Türk milletine sesleniyoruz: Bir arazinin tapusu satın alınabilir; ancak bu ülkenin tapusu milletin egemenliğidir!
Türkiye’nin geleceği hiçbir tarikatın, cemaatin veya başka bir yapılanmanın denetimsiz etkisine terk edilemeyecek kadar değerlidir. Cumhuriyetimiz büyük mücadelelerle kurulmuştur; laiklikten, demokrasiden ve hukuk devletinden vazgeçilemez. Bizim savunduğumuz Türkiye; aklın ve bilimin rehberliğinde ilerleyen, laik, demokratik, bağımsız ve sosyal bir hukuk devletidir.
Cumhuriyet, şeyhler ve müritler düzeni değil; başı dik, özgür yurttaşların egemenliğidir! Orhangazi tarikatlaşmanın merkezi hâline getirilemez! Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!