“Çanakkale Zaferi, Türk Milleti’nin Ulusal Destanıdır.”

Atatürkçü Düşünce Derneği Orhangazi şubesi Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Saidoğlu Çanakkale Zaferi’nin 102. yıldönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda “Yüz İkinci yılını kutladığımız Çanakkale Zaferi Napolyon’un sözlerini boşa çıkarır. Gerçekten de bir savaşı kazanmak için, silah, cephane, eğitim, teçhizat, ikmal, iaşe, istihbarat, ulaştırma vb. gibi her türlü savaş gereksinimi için para çok önemli bir araçtır. Ama her şey değildir. Sadece araçtır. Çanakkale işte bunun göstergesidir. Eğer bu ülke bir şirket olsa idi, 102 yıl önce ölüme yürüyen binlerce askerden hiç biri aşkla savaşmazdı. Bir şirket batarsa yenisini de kurabilirsiniz. Bir vatan elden giderse kendi ülkenizde esir olur, hatta başka ülkeleri esir etmek için asker olursunuz.Bu ülkeyi şirket gibi yönetmek isteyenlerin anlayamadığı da budur. Para sevgisi vatan sevgisinin üstünde olanların bunu anlaması da olanaksızdır.dedi. Saidoğlu yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi.
Değerli Orhangazililer, 
Çanakkale savaşında Anlaşık (İtilaf) Devletlerin deniz kuvvetlerine vurulan büyük darbenin 102.Yıl dönümündeyiz. İstanbul’u işgal etmek ve Osmanlı Devleti’ne son noktayı koymak üzere yola çıkmış olan Anlaşık Devletlerin (İngiltere-Fransa) tarihin gördüğü en büyük armadası 18 Mart 1915’te Türk denizcilerinin Çanakkale Boğazı’na akıllıca döşedikleri mayınlara çarparak ve Boğaz’ı savunan Türk topçu ateşi altında isabet alarak çok ağır yitiklere uğradı. O zamana dek görülmedik boyutlarda inşa edilmiş uzun menzilli toplarıyla 3 ay boyunca Gelibolu Yarımadası’nı savunan askerlerimiz üzerine ateş yağdırmış olan bu büyük ve donanımlı savaş gemileri, Çanakkale Boğazı’nı geçemeden battılar.. Bu gemilerden on binlerce askerimizin üzerine ölüm yağdıran bombardıman, ateş gücü ölçeğinde, Japonya’ya atılan Atom bombaları ile kıyaslanabilir ağırlıktadır.
Ancak, 18 Mart (1915) savaşın bitimi değil, çok daha ölümcül kara savaşlarının başlangıcı sayılır…
Yalnızca Deniz gücü kullanarak Çanakkale Boğazı’nı rahatlıkla geçemeyeceklerini anlayan Anlaşık (İtilaf) Güçler Gelibolu yarımadasını ele geçirmek üzere 25 Nisan‘da çıkartma harekatına başladılar. Bundan sonrası 8 ay sürecek olan Kara savaşlarıdır ve Mustafa Kemal‘in tarih sahnesine çıkışıdır.Mustafa Kemal’in tarih sahnesine çıktığı Çanakkale Zaferi, emperyalizmin yenildiği Bağımsızlık Savaşımızın başlangıcı niteliğindedir. 19 Mayıs 1919 da başlayan Bağımsızlık Savaşı’nda, Mustafa Kemal’in askerlikten istifa ederek komutayı üzerine almasındaki gücün temelleri Çanakkale’de atılmıştır. Özgürlük, bağımsızlık, yurdu savunma inancı ve gücü buradan başlayarak “Kurtuluş”a giden yolu açmıştır. Mustafa Kemal’in Conkbayırı’nda, Elli Yedinci Alay’a verdiği, “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum! Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde, yerimizi başka kuvvetler ve kumandanlar alabilir!” emri zaferi getirmiştir.
Osmanlı Devleti, dört yıl süren Birinci Dünya Savaşı’nda kaybedince savaşın galipleri Çanakkale ve İstanbul’u işgal etmişlerdir. Ama devamındaki Bağımsızlık Savaşı’nı biz kazandığımızda da “Geldikleri gibi gitmişlerdir.”
On sekiz Mart yıldönümlerinde, deniz ve kara savaşlarının birlikte anıldığı “Çanakkale Günü”nde, şimdilerdeki “Şehitler Günü”nde, bir araya geliyor, şehitlerimizi ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygıyla anıyoruz. 1934 yılı kutlamalarında İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’nın aktardığı Atatürk’ün Türk Milletine ve dünyaya verdiği iletiyi duyuyoruz:
“Bu memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar! Burada dost bir vatan toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçikle koyun koyunasınız.Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarını dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır, huzur içindeler ve huzur içinde uyuyacaklardır. Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”
Yüz ikinci yılında kutladığımız Çanakkale Zaferi, Türk Milleti’nin Ulusal Destanıdır. Türk Ulusu birlik ve bütünlük içinde, ortak değerlerini koruyarak aydınlık yarınlara el ele güçlü biçimde yürüyecektir.
Gerek Çanakkale şehitliği, gerekse çok güç koşullarda canları ve kanları pahasına bağımsızlık savaşına omuz omuza katılanlar gösterdi ki, bağımsızlığın da, özgürlüğün de yolu etnik köken ve mezhep ayrımı yapmadan birlikten geçmektedir. Bu gerçek günümüzün de yaşamsal bir gerçeğidir. Çanakkale Zaferinin 102. yıldönümünde ‘Çanakkale Geçilmez’ dedirten askeri deha ve bağımsızlık savaşımızın Başkomutanı, cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ile silah arkadaşlarını, ülkemizin birliğiyle dirliğinin temsilcisi olarak Çanakkale’de canlarını veren şehitlerimizi şükran ve rahmetle, gazilerimizi de saygıyla anıyoruz.”

 

İsmail SAİDOĞLU

ADD Orhangazi Şubesi

Yönetim Kurulu Başkanı


İsmail Saidoğlu

Atatürkçü Düşünce Derneği Orhangazi Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir