DUMLUPINAR FACİASI 

 TCG Dumlupınar, 4 Nisan 1953 günü I. İnönü denizaltısı ile Akdenizdeki NATO Blue Sea tatbikatından dönerken 86 kişilik mürettebatı ile batan Türk denizaltısı. 1950’de ABD envanterinden çıkartılan denizaltı ABD-Türkiye arasındaki Ortak Savunma Destek Yasası kapsamında Türk Deniz Kuvvetlerine devredilmiş ve TCG Dumlupınar adını almıştı.

 1953’te, 3 Nisan’ı 4 Nisan’a bağlayan gece, Dumlupınar su üstünden seyrederken, Çanakkale boğazı Nara Burnu açıklarında Naboland adlı bir İsveç yük gemisiyle çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle Dumlupınar’ın güvertesinde bulunan 8 kişi denize düştü. 8 kişiden 2 si pervaneye takılarak, biri boğularak yaşamını yitirdi. Olay yerine önce Gümrük Motoru geldi. Sağ kalan 5 kişi, Gümrük Motoru tarafından Çanakkale’ye götürülerek hastaneye yatırıldı. Denizaltı öylesine hızlı batmıştı ki geminin içindeki 81 kişiden yalnızca 22’si kıç torpido dairesine sığınabilmişti. Burada mahsur kalan 22 kişi ‘battı şamandırası’nı su yüzüne fırlattı. Güneşin doğmasıyla birlikte civarda dolaşan balıkçı tekneleri tarafından şamandıra görüldü. Gümrük Motoru derhal şamandıranın yanına geldi. Gümrük Motorunun ikinci çarkçısı Selim Yoludüz, şamandıradaki ahizeyi kaldırarak ve “Alo” diyerek cevap bekledi. Denizaltıdan cevap veren Astsubay Selami Özben, elektriğin kesik olduğunu, geminin sancak tarafına 15 derece yatık olduğunu, kıç torpido dairesinde 22 kişi olduklarını bildirdi. Selim Yoludüz, Kurtaran gemisinin geleceğini söyledi. Kurtaran olay yerine geldi. 72 saat boyunca çalışmalar durmaksızın sürdü. Fakat boğazdaki şiddetli akıntı nedeniyle çalışmalar sonuçsuz kalıyordu. Artık denizaltıdakiler için umutlar kesilmişti… Denizaltıda ölen 81 kişi her yılın 4 Nisan günü ‘Deniz Şehitlerini Anma Günü’nde anılır. 

VE DUMLUPINAR’DAN GERİYE KALAN HAZİN BİR HİKAYE

“Ah, Bir Ataş Ver” Türküsünün Hikayesi

  Dumlupınar’ın birkaç saniye içinde sulara gömülüşü sonrasında, gemideki 81 kişilik mürettebattan sağ kalan 22 kişi, geminin arka bölümündeki torpido dairesine sığınmıştı. Sağ kalan 22 kişiyi kurtarmak için herkes seferber oldu. Bu arada oksijeni idareli kullanmaları için, gereksiz yere konuşmamaları, şarkı türkü söylememeleri ve sigara içmemeleri konusunda uyarılar yapıldı. Ancak, saatler süren kurtarma çalışmalarının sonunda, umutların tükendiği anda karanlıkta bekleyen 22 kişiye, herşey yine aynı sözcüklerle anlatıldı; Konuşabilirler, türkü söyleyebilirler ve hatta sigara bile içebilirler. Şamandıradaki telefon hattının öbür ucundan, tüm Türkiye, denizaltıda tevekkülle ölüme yapılan hüzünlü ama başı dik türküyü dinledi… “Ah, Bir Ataş Ver, Cigaramı Yakayım / Sen Sallan Gel, Ben Boyuna BakayımUzun Olur Gemilerin Direği / Ah, Çatal Olur Efelerin Yüreği / Ah, yanık olur Anaların yüreği / Ah, Ataşı Gavur, Sinem Ko Yansın / Arkadaşlar Uykulardan Uyansın.”
Nevzat Okumuş 

Orhangazi Yenigün Gazetesi 

İsmail Saidoğlu

Atatürkçü Düşünce Derneği Orhangazi Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir