Muhacirliği Bulgaristan Türklerine Sorun

goc26yılBulgaristan’da 1984 yılında Türklerin baskıyla asimile edilmeye başlanmasının 31. ve 1989 yılındaki zorunlu göçün 26. yıldönümü nedeniyle Atatürkçü Düşünce Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Saidoğlu bir açıklama yaptı.Bulgaristan’ın Tolbuhin iline bağlı Tervel ilçesinin Turpçular (Orlyak) Köyünden 1989 yılında zorunlu göç ile Anavatan Türkiye’ye yerleşen Saidoğlu açıklamasında şu sözlere yer verdi. 26 yıl sonra, bugün de Türklere karşı aşırı sağcı grupların artan saldırgan tavırlarıyla, ırkçı ve ayrılıkçı tutumlarının geçmişte yaşananlara benzer sonuçlar vermemesi için hatıraları tazelemek ve toplumu bilgilendirmek amacıyla burada bulunduklarını ifade ederek, Bulgaristan’da 30 yıl önce yaşanan olayın büyük bir trajedi olduğunu bir kez daha hatırlattı.

Aralık ayı bazı milletler için şen şakrak geçen kutsal günlerle dolu bir aydır. Herkes geçen acı günleri unutarak yeni yılını güler yüzle karşılamak ister. Fakat Bulgaristan Türkleri 1984’ü 85’e götüren Aralık ayını yıllar geçse de hafızalarından silmeyecek. Aynı yılın son ayında dünyada benzeri görülmeyen, insanlık dışı hareketle Bulgaristan’daki totaliter rejim masum Türk azınlığının en değerli yerine tuz biber bastı. Yani, annesinin seve seve verdiği adı silah gücüyle Bulgar İslav adlarıyla değiştirdi.

Rejimin güçlü silahına karşı yeterince direniş gösterilmedi demek ayıp ve günahtır. Rodop Müslüman Türk halkının cebinde bir çakısı bile yok iken elinden geleni yaptı. 24 Aralık 1984 yılında Mleçino /Sütkesi/ ve yöre halkının köy meydanında rejimden biricik istekleri bu ayıplığı durdurmaktı. Halkın bu isteğine tank ve otomatik silahlar ile karşılık verildi.Aradan iki gün geçti geçmedi (26 Aralık) kulaktan kulağa da olsa (sıkıyönetim tüm bağları kesmişti) Benkovski /Kirli/ yöre halkının kalkınmasında Mogilyane den on yedi aylık Türkan Feyzullah annesinin sırtında anlından vurularak şehit oldu. Türkan şimdi sağ olsaydı 30 yaşlarında gencecik bir gelin olacaktı. Kucağında birinci veya ikinci yavrusuna sevinecekti her anne gibi.

Bu haberden etkilenmiş sanki ertesi gün (27 Aralık) Mestanlı halkı sokaklara döküldü. Aynı gün etraf köylerden ahali dağ patikalarından kasabaya akın etmeye başladığında milis ve askeri karşısında buldu. Ötesi malum. Halk tank önüne yattı. Sopa ve coplar konuştu. Merkezdeki binalardan birinin duvarlarındaki kurşun izleri neredeyse düne kadar o günleri anımsatıyordu.

O kara günlerden, Raven’li 16 yaşında, öğrenci Mümün Ahmet şehir parkında öldürüldü. Bu adı geçen şehitlerimiz o dönemde kimliğine sadık kalan ve ölümü tercih eden onlarca dan sadece ikisi 1984’ün Aralık ayı hafızalarımızda bir kara tarih olarak kalacak.

İçinde bulunduğumuz 2015 yılı, Bulgaristan’da Türklere karşı 1984 yılı Aralık ayında başlatılan silah zoru ile asimilasyon (zorla Bulgarlaştırma) çalışmalarının 31’inci, 24 -25 Mayıs 1989 yılında Bulgaristan’dan Türkiye’ye yaşanan zorunlu göçün de 26. yıldönümüdür. Yakın tarihimizde gerçekleşen bu acı olaylar esnasında yaşananları ve bu baskılar esnasında Türklük uğruna şehit düşenleri, hayatının en güzel yıllarını hapishanelerde işkence çekerek geçirenleri bir kez daha saygı ile anıyoruz.

Geçmişini Unutan Milletler Yok Olmaya Mahkumdur / M.K.ATATÜRK

İsmail SAİDOĞLU
Atatürkçü Düşünce Derneği

Orhangazi Şubesi
Yönetim Kurulu Başkanı

İsmail Saidoğlu

Atatürkçü Düşünce Derneği Orhangazi Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı